EFENDİM, ÖNDERİM, PEYGAMBERİM
Allah Tealâ buyurur ki:
’Rasûlüm! Biz seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik.’ (Kur’ân-ı Kerîm, 21/107).
Rasûlullah (s.a.v.) bir defasında kendisini şöyle tanıtmıştı:
“Rabbimin katında benim on ismim var: Ben Muhammed’im; Ahmed’im; Mâhî’yim, yani Allah benim vasıtamla inkârcılığı mahvedecektir; ben Hâşir’im, yani Allah kullarını benim izimde toplayacaktır; ben rahmet Peygamber’iyim, tövbe Peygamber’iyim, kahramanlık Peygamber’iyim. Ben Mukaffî’yim, yani bütün insanları Allah yoluna yöneltirim. Nihayet ben (insanlığı) kemale erdirenim.” (Müslim, Fezâil, 126).
Yine Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz anlatıyor:
’Allah Tealâ, yasak ağaçtan yediğinden dolayı Âdemi Cennet’ten dünyaya indirdiği zaman, Âdem (a.s) kusurunu anladı, affı için ağladı ve:
- ’Ya Rabbi! Beni Habibin / sevgilin Muhammed hatırına affeyle.’ diye yalvardı.
Allah Tealâ da ona:
- ’Ey Âdem, sen benim Habibim Muhammed’i nereden tanıyorsun?’ diye sordu.
Hz. Âdem:
- ’Ya Rabbi! Sen beni Cennet’e yerleştirdiğin zaman Cennet’in her yerinde, Arş’ın üzerinde ’Lâ ilâhe illallah Muhammedu’r-Rasûlullah’ yazısını gördüm. İsmi senin isminle birlikte zikredilen ve her yere nakşedilen bu zâtın Sen’in katında çok kıymetli ve sevgili birisi olduğunu anladım. O sevgili kulunun hatırına beni affetmeni istiyorum.’ dedi.
Allah Tealâ:
- ’Ey Âdem, doğru söyledin; o, bana halkın en sevimlisidir. O senin evlatlarından birisidir. Peygamberlerin sonuncusudur. Eğer onu yaratmasaydım seni de yaratmazdım. Seni onun hatırına affettim.’ buyurdu.
(Tabaranî, Camiu’s- Sağîr, c. II, hadis no 684; Hâkim, Müstedrek, c. II, s. 615; Beyhaki, Delailü’n-Nübüvve, c.V, s. 488)
Kıssadan Hisse
Özlenen Rehber Dergisi 57. Sayı
Henüz hiç kimse yorum yazmadı.