Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...
Azrail’in kastı canadır, inan.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...
Seherde uyanırlar cümle kuşlar...
Dill-u dillerince(1) tesbihe başlar...
Tevhid eyler dağlar taşlar ağaçlar...
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...
Semâvâtın kapuların açarlar.
Mü’minlere rahmet suyun saçarlar...
Seherde kalkana hülle(2) biçerler.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...
Bu dünya fanidir sakın aldanma.
Mağrur olup taç-u tahta dayanma.
Yedi iklim(3) benim deyu güvenme.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...
Benim, Murad kulun, suçumu affet.
Suçum bağışlayub günahım ref’ et.(4)
Rasûl’ün sancağı dibinde haşret.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...
III. Murat
III. Murat’ın babası, Kanunî Sultan Süleyman’ın oğlu II. Selim’dir. Annesi ise Nur Banu Sultan’dır. 5 Cemaziyülevvel(5) 953 / 4 Temmuz 1546 tarihinde Manisa’nın Bozdağ Yaylağı’nda dünyaya gelen Şehzade Murat, 966 / 1558 tarihinde Akşehir Sancak Beyliği’ne, 1562 yılında ise Manisa Sancak Beyliği’ne getirilmiştir.
Padişahlığına kadar Manisa Sancak Beyliği’nde sancakbeyi olarak görevini sürdüren III. Murat, on ikinci padişah olarak 15 Aralık 1574’te cihanşümul Osmanlı payitahtına çıkarak saltanatını ilân eder. 21 sene tahtta kalan III. Murat, 16 Ocak 1595’de 49 yaşında iken vefat etti. Ayasofya Camii hazîresine (mezarların bulunduğu mekân) gömüldü. Keremi sonsuz, bâki olan Rabbimiz, Osmanlı tahtını nasip eylediği bu güzide insana rahmet eylesin!... Âmin!...
Şair sultanlardan olan III. Murat, Muradî mahlâsıyla şiirler yazmıştır. Türkçe, Arapça ve Farsça divanları bulunmaktadır. III. Murat’ın 1001 (Hicrî) / 1593 (Milâdî) tarihinde yazdığı ve tasavvufî inceliklerle dolu ’Fütuhât-ı Siyâm’ isminde mühim bir eseri ile Şemseddin Sivasî tarafından şerhedilen ’Esrarnâme’ adında diğer bir eseri daha vardır. Osmanlı İmparatorluğu’nda birçok hükümdar Divan şiiriyle uğraşmış ve bu edebî ekolde nadide eserler meydana getirmiştir. Fatih Sultan Mehmet’in Avnî, Yavuz Sultan Selim’in Şahî, Kanunî Sultan Süleyman’ın da Muhibbî mahlâslarıyla Divan Edebiyatı’nın farklı aruz kalıplarında ve değişik nazım şekillerinde şiirler vücuda getirdikleri bilinir.
III. Murat’ın hayatına ve edebî yönüne ilişkin kısa bilgiler verdik. Şimdi asıl konumuza gelelim. Yukarıya aldığımız ve III. Murat Han’a ait olan, “UYAN EY GÖZLERİM!...” başlıklı şiiri. Bu müstesna şiirinin Türk tasavvuf musikisi makamlarında muhtelif besteleri vardır. Bu besteler tarihte olduğu gibi günümüzde de terennüm ediliyor. Sizler de bu şiirin bestesini keyifle dinlemişsinizdir. Bu güftenin bestesini ilk dinlediğimde sanki çarpıldım, ruhumun daraldığını, acıdığını hissettim. İlk etapta kendinizi sözlere ve namelere kaptırıyorsunuz, bu mısralarla ruh ikliminiz arasında bağlantı kuruyorsunuz... Sonra sözleri çok manalı ve bir o kadar güzel olan bu şiirin kime ait olduğunu araştırayım, dedim. Karşıma hayran olduğum bir medeniyetin padişahı çıkmaz mı: III. Murat...
Arapça ve Farsça sözcüklerle yüklü olan o günkü Osmanlıca Türkçesi’ni düşünürsek bu şiirin gayet sade bir dille yazıldığını anlamamız zor olmaz. Günümüz Türkçesi’yle dahi çok kolay anlaşılmaktadır. Şiirin sade bir dille yazılması onun kıymetsizliğine işaret değildir. Bu şiir kolay ve sade göründüğü hâlde, bulunup söylenmesi ve taklidi zor olan ‘sehl-i mümtenî’ bir tarzda kaleme alınmıştır.
Bir hitapla, “Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...” şiirine başlayan Sultan Şair, silkinerek kendine gelmek istiyor. Nefsiyle baş başadır. Ahir ömrünü muhasebe edip tehlikenin kenarında olduğunu düşünüyor. İlmi, kudreti her şeyi kuşatmış olan Allah’ı tesbih etmekte yetersiz olduğu kanısına varıyor.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...
Azrail’in kastı canadır, inan.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...
Şair, ikinci kıtaya, seherlerde Rablerini tesbih eden kuşları mevzubahis ederek giriyor. Bu kuşlar kendi dillerince bizlerin bilmediği bir lisanla Hâlık’larını, Rezzak’larını zikretmektedirler. Nitekim şu âyet-i kerime Sultan Şair’imizin bildirdiği gerçeği çok veciz ve fasih bir şekilde ifade ediyor: “Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tesbih ederler. Hiçbir şey yoktur ki, onu hamd ederek tesbih etmesin. Ancak, siz onların tesbihlerini anlamazsınız. O, Halîm’dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.”(6) Bu kıtada kuşlarla birlikte başka varlıkların da Rablerini tesbih ve tevhid ettikleri haber veriliyor: “Tevhid eyler dağlar taşlar ağaçlar...” Kuşlar, dağlar, taşlar, ağaçlar birer parçadır. Kast olunan bu cüzlerin de içerisinde bulunduğu canlı ve cansız varlık âlemdir. Kuşkusuz göklerde ve yerde ne varsa O’nundur; O’nu tesbih etmiştir ve ediyordur. Gece ve gündüz, gök gürültüsü, bölük bölük uçan kuşlar, melekler, dağlar vb. gibi... Allah’a hamd ve korku ile boyun eğmiştir; yorulmadan ve büyüklenmeden noksan sıfatlardan münezzeh, kemâl sıfatlarla vasıflı bulunan Allah’ı tesbih ve tevhid etmektedirler.(7) Hülâsa her şey, ama her şey Allah’ı yüce sıfatlarıyla birlikte tesbih, tevhid ve tenzih etmektedir. Hakikat boyasıyla boyanmış Şair’imiz tekrar tekrar: “Uyan ey gözlerim gafletten uyan!... / Uyan uykusu çok gözlerim uyan...”
demek suretiyle bu kıta ve diğer kıtalarda zatını ikaz edecektir.
Seherde uyanırlar cümle kuşlar...
Dill-u dillerince tesbihe başlar...
Tevhid eyler dağlar taşlar ağaçlar...
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...
Üçüncü kıtada Allah’a ve Rasûlü’ne nasıl inanılması gerekiyorsa öylece inanan Mü’minlere sema kapısının açılarak rahmet suyu saçılacağını müjdeleyen Sultan Şair’imiz, seherlerde kalkmanın önemine tekrar dikkatlerimizi çekmek istiyor:
“Seherde kalkana hülle biçerler.” Hülleden kast olunan, bilindiği gibi Cennet elbisesidir. Evet, seher vakitleri İslâm literatüründe kıymetlidir. Nitekim; “(Bunlar),
‘Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru!’
diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda gönülden boyun büküp divan duranlar, Allah yolunda harcayanlar ve seherlerde (Allah’tan) bağışlanma dileyenlerdir.”(8) buyrularak seher vaktinde bağışlanma dilemek, öneminden dolayı âyet-i celîlede zikrediliyor. Seher vaktinde yatmamak, sabah namazını kıldıktan sonra da güneşi üzerine doğdurmamak, geçen bu süre zarfında ibadet-i taatla, tevbe-i istiğfarla, tesbih, tenzih ve tehlille meşgul olmak âdâb-ı sünnettendir. Ayrıca Sabah namazının sünneti ve farzı arasındaki vakitte de bu şekilde hareket etmek sünnettir. Seher vaktinin bir uhrevîliği vardır. Kuşların zikir armonisi, havadaki o büyüleyici koku, bedeninizi saran ve sarsan seher vaktinin iklimi...
Son kıtalara geldiğimizde dünyanın faniliği; taç-u tahtın, saltanatın, malın mülkün, servetin geçiciliği hakikatini hatırlamak isteyen Sultan Şair’imiz Allah’a sığınıyor, Rabbinden bağışlanma istiyor, “Rasûl’ün sancağı dibinde haşret.” demek suretiyle son arzusunu dillendiriyor.
Benim, Murad kulun, suçumu affet.
Suçum bağışlayub günahım ref’ et.
Rasûl’ün sancağı dibinde haşret.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan!...
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...
Dipnot ve Kaynakça:
1. Dill-u dil: Kendi dillerince.
2. Hülle: Cennet libası (elbise).
3. Yedi iklim: Farklı iklimlerin hüküm sürdüğü ülke toprakları.
4. Ref’ et: Lâğvet, kaldır, hükümsüz bırak.
5. Arabî aylardan beşincisi
6. el-İsrâ, 17/44.
7. Bkz. er-Ra’d, 13/13; el-Enbiyâ, 21/19-20; en-Nûr, 24/41; es-Sâd, 38/18-19.
8. Âl-i İmrân, 3/17.
Uyan Ey Gözlerim!...
Özlenen Rehber Dergisi 44. Sayı
osmanlı hanedanından birine ait olması çok onur verici.ben bu güne kadar bir ilahi gözü ile bakmıştım .beni duygulandıran ve ruhumu dinlendiren bir şiir...bir ramazan gecesi öğrenmek nasip oldu..
cok cok cok guzel yazmısssınız zaten siirde ayrı bir guzellikte duruyor sozlerine dıyecek yok zaten
yıllar geçmiş olmasına rağmen asla eskitememiş ve eskitemeyecektir.Bu mana yuklü şiiri okurken ecdadımızı rahmetle anmadan geçemiyor yıllarca onları bize kötüleyenlerin yüzleri kara olsun diyorum.
Bu ne geniş bir ufuk...bu ne engin gönül genişliği...Bu ne ifade gücü ve zindendliği..sözün tükendiği ve bittiği yer...tek cumle;ALLAH RAZİ OLSUN BÜTÜN ECDADIMIZDAN...Onların elleriyle İSLAMIN yüceliğine ve saltanatına bakınız...bu gün biz bunu hayal bile edemiyoruz.ONLAR nerde...bizler nerdeeee VAAH BİZEE.VAHLAR OLSUN BİZEEE.
uyan ey gözlerim şiirini ben çoqqq beqendim en sevdiqim şiirlerden biridir :) ;)
Bu güftenin bestesini ilk dinlediğimde sanki çarpıldım, ruhumun daraldığını, acıdığını hissettimcümlesi kesinlikle hissettiğim duyguları tarif ediyor.
Ya bu ezgi çok güzel de kime ait olduğu konusunda tam karar kılamadim ben 4. Murat'a ait olduğunu hatta kılamadigi bi sabah namazı için kaleme aldığını biliyordum.
çok güzel bir ilahi,hepimizi gafletten uyandırması temennimle
BEN BUNU İLK DUYDUĞUMDA İÇİMDEKİ TÜM KARAMSARLAR YOK OLDU VE SANKİ İÇİME BÜYÜK BİR MANEVİYAT GİRDİ BİZ NASIL BİR EJDADA SAHİBİZ EY NESİL, AMA ŞİMDİKİ NESİL BU EJDADI HAK ETMİYOR VE LÜZUMSUZLAR PEŞİNDE EJDADINI TANIMADAN SÜRÜKLERİNYORLAR.
bende bu ilahinin notalarını arıyorum ney için ama bir türlü bulamadım eğer yardımcı olursanız çok sevinirim teşekkrürler
BEN BUNU İLK DUYDUĞUMDA RUHUM BEDENIMDEN AYRILMIŞTI SANKI GAFLETTE BULUNUP GÖZLERİMİZ KAPALI SIYRILIP YIPRANMIŞLIĞIMI İZLEDİM KORKTUM ÖNCESİNDE FAKAT HALA Bİ ŞANSIM VAR DEYİP UYANDIM UYANIN EY DOSTLAR...
teşekkürler bize bunları gösterdiğiniz için.ve allah razı olsun biz onların torunlarıyız..kıymetini bilelim
Biz işte böyle insanların torunlarıyız.Tüylerimi diken diken eden bu sözleri yazan böyle hassasiyete sahip insanlardan olmak dileğiyle..Önce Allah'a sonra Peygamberimiz Muhammed'e ve O'nun bütün yaratıklarına layık olalım.Saygıyla...
Selamlar...Öncelikle bu güzel konuya yer verdiğiniz öncelikle teşekkür ederim.Yalnız bu eser 3.murat'ın değil ıv murathanın eseridir.Saygılarımla...
mükemmel
BEN GERÇEKTEN O OSMANLI PADİŞAHLARI ZAMANIN DA YAŞAMAK İSTERDİM DİNİNE BU KADAR BAĞLI PADİŞAHLARIN YANINDA BENDE ŞEHİT OLMAK İSTERDİM HİÇ BİRİMİZ BUGÜN ONLARA LAYIK DEĞİLİZ ALLAH ONLARDAN RAZI OLSUN NUR İÇİNDE YATSINLAR İNŞAALLAH
gercekten bu şarkı insana maneviyatı hatırlatan güzel bir şarkıdır dinlerken okadar huzur duyuyorumki ve birkere daha Allah için yaşadığımızı belirtiyor. sevgi dolu selamlar...
Uyan Ey Gözlerim!... adlı eser III. Murat'a aittir. III. Murat'ın hayatı hakkında yukarıda kısa da olsa bilgiler verilmiş. III. Murat'ın ve IV. Murat'ın hayatları ve edebî olarak ortaya kodukları eserler karşılaştırılırsa mantıkî olarak da bu eserin III. Murat Hana ait olduğu kolaylıkla anlaşılacaktır. Evet, sizlere katılıyorum bu şiirin III. Murat'a mı yoksa IV. Murat'a mı ait olduğu tartışmalıdır.
Ne zaman dinlesem bu şarkıyı, hatırıma geliyor tüm yanlışlar ve yüzüme bir tokat gibi çarpıyor. Aklıma geldikçe uyanışım için dua ediyorum. Dualarınızı esirgemeyin kardeşlerim...
arkadasım bu eser IV.Murad a aittir..bazı kaynaklar kendi kafasına göre yazıyor..saygılarımla...
bu ilahinin sadece enstumantal seklında olanı vardı hatta ramazan ayında trt de calınmıstı onu bulabılırmıyız acaba... cok tesekkurler
Var eden Yar eylesin varlığını Saygılarımla...
ruhumuz kanatlanır bu eseri ne zaman duysak... vesile oldunuz tekrar... hoşça bakın zatınıza...
Yedi iklim benim deyu güvenme mısrası III. Murat Han'ın saltanatına işarettir. Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırları -zannedersem- III. Murat Devri'nde en son seviyeye ulaşmıştı.Osmanlı devlet geleneğinde Fatih'e kadar devlet hükümdar ve oğullarının ortak malı idi; Fatih'ten sonra 'Devlet sadece padişahındır.' anlayışı hakim oldu.
Söz konusu şiiri bir ilahi olarak MPL TV kanalında geçenlerde seyrettim ve gerçekten çok etkilendim. Daha sonrasında cep telefonuma kaydederek bütün aile üyelerime de seyrettirerek dinlenttim. Konu hakkında bilgi almak için internette gezerken sitenizden de çok hoş bilgiler aldım... Evet gherçekten etkileyici ve günümüz insanına da bir yerde hitap eden büyük Osmanlı padişahına ait mükemmel bir eser, UYAN EY GÖZLERİM, GAFLETTEN UYAN...
uyan ey gözlerim başlığı ile yazılmış bu şiir insanın kendi ile olan mücadelesinden bir kesit sunmuş bizlere. Kanaatimce şairimiz bir şiir konusunda bir derya. saygılarımla
güzel bir yazı. bir arkadaşıma da gönderdim ayrıntılarını. ihya oluruz temennisiyle...
Gerçekten hoş ve akıcı. yazarımızı başarılı buldum. Yazılarının devamı eminim güzel olacaktır.
aynen melek arkadaşıma katılıyorum açıklama güzel yalnız ben bunu neyde dinlemek istiyorum ama bir türlü bulamıyorum notası lazım yardımcı olur musunuz
s.a 4.murat hanın bir gün sabah namazına kalkamadıgı için yazdıgını okumuştum .. bu konuda bilginiz varmı ..
Allah sizden razı olsun. Şunu üzülerek belirtmeliyim ki; ben bu eserin bir Osmanlı sultanına ait olduğunu bilmiyordum. Sultan hakkında daha kapsamlı bir araştırma yapmaya yöneltti bu yazı beni. Öyleya: günümüzde bir hayvancağızın kuyruk acısı duyduğunda mırıldanması veyahut bir kemik parçası için güzel sesler çıkarması gibi sözüm ona sanat eserleri yapanların hayatlarının her bir ayrıntısına iltifatlar düzülürken, ben; bana bu toprakları bağışlayan atalarımdan sultan 3 Murad?ın şiirini dinliyor ama onu tanımıyordum. Kabrinin Ayasofya?da olduğundan da habersizdim. Gafletten uyanmaya daha çok var yani. Cenab-ı Allah yardımcımız olsun. Çalışmalarınızın devamını bekliyoruz.
Gafletten uyan diye başlayan şiir tam anlamı ile günümüz insanlarına hitap ediyor. ama nefis ile mücadele zor. Allah yardımcımız olsun. Şairimizin çalışmalarını beğeni ile izliyor ve takip ediyorum. Çalışmalarının devamını bekliyoruz. En derin kalbi muhabbet ve saygım ile.
Bu güzel açıklamalarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum. Gerçekten çok aydınlatıcı oldu.