Özlenen Rehber Dergisi

138.Sayı

Dünya Gündemi;ışid

Seyfullah KILINÇ Özlenen Rehber Dergisi 138. Sayı
’IŞID’, yani ’Irak-Şam İslam Devleti’... Başlarında Ebû Bekir el-Bağdâdî denilen bir kişi bulunmaktadır ki basında bu kişinin bir ’MOSSAD’ ajanı olduğu fotoğraflarla ortaya konulmuştur. Her ne kadar uzaktan yakından alakaları olmasa da ’Sünnî’ olduklarını söylemektedirler. Sünnî olduklarını söyleyecekler ki Şiilere saldırıp rahatlıkla bir mezhep savaşı çıkartabilsinler. Hedeflerinin, ’Şiileri’ ortadan kaldırmak olduğunu belirtmektedirler. Hedefleri arasında mesela İsrail, İngiltere ve Amerika gibi kâfir olan devletlerle savaşmak olmadığını açıkça ortaya koymaktadırlar. Bayrak olarak ’Siyah Sancak’ kullanmaktadırlar. ’Siyah Sancaklılar’, hadis-i şeriflerde ortaya çıkacakları haber verilen ve onlara tabi olmamız emredilen bir topluluk bir cemaattir, ancak ne var ki hadis-i şeriflerde tabi olmamız emredilen bu ’Siyah Sancaklılar’ ’IŞID’ adı altındaki ’Siyah Sancaklılar’ değildir. İnsanlarımız ne yazık ki ’IŞID’ örgütünü, hadis-i şeriflerde ortaya çıkacakları haber verilen ve onlara tabi olmamız emredilen ’Siyah Sancaklılar’ zannederek onlara gurup gurup katılmaktadırlar ki bu ne büyük bir hata ve yanılgıdır… ’IŞID’ yani ’Irak-Şam İslam Devleti’nin başındaki Ebû Bekir el-Bağdâdî kendisini ’Halife’ ilan etmiştir ki ’Halife’, Ümmet-i Muhammed’in başı konumundaki kişi demektir. Ne yazık ki Ümmet-i Muhammed’in gençleri ’işte İslam Devleti, işte Halife ve işte Siyah Sancaklılar’ diyerek birçoğu safiyane bir niyetle onlara katılmaktadırlar. Cenâb-ı Hak, doğru yaptığını sanarak batıl üzere olmaktan tüm ümmeti muhafaza etsin…
’IŞID’ örgütünün hedefleri arasında ’Kâbe’yi yıkmak ve hacıları öldürmek de vardır, zira onlara göre hacılar Allah’ı (c.c) bırakıp ’Kâbe’ye tapmaktadırlar ki bu da şirktir ve müşrik olanın da kanı ve malı helaldir. Keza onlara göre ’türbe’ de şirktir. Yani anlaşılan şudur ki, İngiltere’nin Osmanlı’yı yıkmak için ’Vehhâbî’ mezhebini ortaya atıp oynadığı oyun tutunca, aynısı tekrar oynanmaya başlanmış ve ’tarih tekerrürden ibarettir’ kaidesine göre bu oyun yine tutmuştur. Vehhabîlere biraz dönecek olursak onların şu metotlarını hemen hatırlarız: ’Bir Müslümanın diğer bir Müslümana malı ve canı haramdır. Öyleyse bir Müslümanın malı ve canı alınmak istenirse, ilkönce onun şirke düştüğü/şirk üzere olduğu ispatlanır, sonra da müşrik olan kimsenin hükmü ona uygulanır. Şu da açıktır ki, Abdülvehhâb, davetine başladığı andan itibaren gayr-i Müslimlerle değil Müslümanlarla uğraşmış ve hak dine!!? olan davetini Müslümanlara yapmıştır.’ İşte ’tarih tekerrürden ibarettir’ ve aynı oyun tekrar sahnelenmektedir. ’IŞID’ örgütü de kendilerini ’Müslüman’ diye nitelemekte, örgüte mensup kişilerden ’Müslüman’ diye bahsetmekte ve kendilerinin haricindekilerine ’müşrik veya kâfir’ demektedirler.
’IŞID’ örgütü mensupları ölümden korkmuyorlar, zira ölünce direk cennete gideceklerine adları gibi eminler. Öldürmekten de hiç çekinmiyorlar, zira öldürdükleri kişilerin müşrik/kâfir olduklarına adları gibi inanmışlar.
Bir kadın ’IŞID’ örgütüne girse, ya kocası da örgüte girer ya da kocasından boşanır. Zira kocası ya devlet imamının arkasında namaz kıldığından dolayı veya Cuma namazı kıldığından dolayı yahut oy verdiğinden dolayı kâfirdir, Müslüman bir kadın da kâfir bir erkeğin nikâhı altında kalamayacağından dolayı kadın hemen kocasından boşanır.
’IŞID’ senaryosu, hadis-i şeriflere tamamen uygun yazılmış ve hadis-i şeriflere tamamen uygun olarak oynanmaktadır. Attıkları her adıma bir hadis getirmeleri gayet normaldir, tıpkı ’Vehhâbîlerin’ ortaya çıktıklarında ve halen devam eden batıl davalarında her mevzuya bir hadis getirdikleri gibi…
Uzun zaman önce özetle ’Batı, artık Müslümanlarla kendisi savaşmayacak, Müslümanları Müslümanlarla savaştıracak, birbirine kırdıracak’ mealinde yazılar ve analizler okumuş ve ’ama bunu nasıl gerçekleştirecekler ki?’ diye kendi kendime sormuştum. Şimdi bunu nasıl yaptıklarını ayan beyan görüp anlıyorum. Diyanet İşleri Başkanı’nın açıklamasıyla bu durum istatistik olarak da ortaya konmuş oldu ki; ’günde yaklaşık 1000 Müslüman öldürülmekte olup, ne yazık ki bunun %90’nını Müslümanlar öldürmektedir.’ Bu bir tesadüf olmayıp, bilinçli şekilde Yahudi idaresindeki Batının adım adım işlediği bir plandır.
Ne gariptir ki, ’IŞID’ örgütü hem Suriye’de hem de Irak’ta petrol olan bölgeleri ele geçirmekle işe başlar, ancak ’Batı’ buna ses çıkarmaz... Ne gariptir ki, ’IŞID’ örgütü ’Sünnî’ olduklarını ve ’Şiileri’ yeryüzünden sileceklerini söylerler ama Şiiliğin kolu Nusayrî mezhebinden olan ’Esed’ ve İran destekli ’Maliki’ buna ses çıkarmaz ve bu örgüt bu iki devletin topraklarında doğar büyür ve gelişir... Ne gariptir ki, ’Halife’ sözcüğünü duymaya bile tahammül edemeyen ’Batı’, halifeliğini ilan eden Ebû Bekir el-Bağdâdî denilen kişiye karşı sus-pus olur... Ne gariptir ki, ’IŞID’ örgütünün elindeki silahlar ’İsrail’ menşelidir… Ne gariptir ki, ’IŞID’ örgütünün dünyada öldürülen Müslümanlara sahip çıkmak veya savunmak şöyle dursun, her gün ölen Müslümanların sayısının çoğalmasına katkıda bulunmaktan başka bir faydası bulunmamakta ki bu da tam Siyonizm’in istediği gibidir…
Bu içeriğe yorum yazabilirsiniz

Henüz hiç kimse yorum yazmadı.