Özlenen Rehber Dergisi

48.Sayı

Allah'a Ulaşmada Vesileler Aramak

Mehmet Ali DEVRİM Özlenen Rehber Dergisi 48. Sayı
Kulun yolunu Hakk’a ulaştırmadaki yegâne rehber, Allah (c.c.)’nun kitabı Kur’ân ve elçisi Rasûlullah (s.a.v)’in sünnetidir. Cenâb-ı Mevlâ kuluna, yolu yine kendisi, Kur’ân’ında gösterir. Çünkü O, kuluna yakındır ve bu yakınlığa erişmesini kulundan bekler, ona yol gösterir.

O’na ulaşmada, yani kullukta vesile ve sebepler aramak, Rabbimiz’in çeşitli âyetlerde belirttiği muradıdır. Kul buna iradesiyle uyar ve takva yolunu seçer, haramlarından kaçınıp, helallerden istifade ederek vuslata iştiyakla gayret gösterirse, Rabbimiz amellerini boşa çıkarmadan istediğine kavuşturur. Vuslat tam manada gerçekleşir, dilekler dualar yerine gelir. İşte o zaman düğün ve bayram olur.

Âl-i İmrân sûresi 102. âyette Cenâb-ı Hakk muradını şöyle açıklar:
’Ey iman edenler! Allah’tan nasıl korkmak gerekiyorsa öylece korkun ve ancak müslümanlar olarak ölün.?

Korkulması gerektiği gibi korkmak, ancak Kur’ân’a harfiyen uymak, Rasûl-i Zîşân’a katıksız uyup sünnetine tabi olmakla gerçekleşir. İşte ancak o zaman takva oluşur.
Teğâbûn sûresi 16. âyette ise; ’O halde gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.? buyrulur.
Rabbimiz bu âyette, gücümüz yettiğince takvaya çalışmamızı; kelamına kulak verip yolunda gücümüz nispetinde hayır yapmamızı; nefsimizin aç gözlülüğünden, hırsından, cimriliğinden ancak bu şekilde kurtulabileceğimizi ve o zaman muradımız olan Rabbimiz’in rızasına kavuşabileceğimizi açıklıyor.

Her zaman haktan yana olmak, zulümden uzak durmak, konuştuklarımız ve yaptıklarımızla hep doğru olmak, Rasûl-i Zîşân gibi yaşamak? Ahzâb 70. âyette bunlar, takva gerekleri ve vuslat sebeplerinden olarak zikredilmiştir: ’Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Rasûlü’ne itaat ederse muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır.?

Takvaya çalışmak, ona giden yolu Allah’ın kitabı ve Habîbi’nin sünnetiyle bulmak için yola koyulan kişiye Allah’ın (c.c)’nun birtakım ödülleri vardır ki, bunları Enfâl sûresi 29. âyetten öğreniyoruz.

’Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, O size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.?

Hakkı batıldan ayırmak, bu ölçüye sahip olmak, takva ile erişilen bir ödüldür. Takva olmaksızın bu ödül asla elde edilemez. Bu vasıfta olmayan kimse ne kendisine, ne de bir başkasına fayda verebilir. Bu nedenle Allah korkusu olmayan bir kimsenin Allah Teâlâ’ya ulaştırma, kavuşturma iddiası ancak yalandan ibarettir.
Diğer bir ödül ise Talâk sûresi 2 ve 3. âyetlerde anlatılır.

’Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa Allah ona bir çıkış yolu açar. Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, o kendisine yeter. Şüphesiz Allah emrini yerine getirendir. Allah her şeye bir ölçü koymuştur.?

Takva ile kişi, işlerinde bir kolaylık elde eder. Çünkü o, artık Mevlâ’nın bir velisi, yani dostu oluvermiştir. Rabbi onu her zorlu anında ona ummadığı yerden bir çıkış noktası gösterir ve rızıklandırır. Çünkü sevilmiştir, O’ndan korkuyordur, her an O’nunla olmaya çaba ve gayret sarf ediyordur ki, işte bunlar da daha dünyada iken onun bu fiiline bir nevi teşekkür kabilinden ihsan edilen hediyelerdir. Buhârî’de Enbiyâ bölümünde geçen uzun bir hadiste Sahâbeler Rasûl-i Ekrem’e; ’İnsanların en hayırlısı ve değerlisi kimdir?? diye sorduklarında Rasûlullah (s.a.v); ’Allah’tan en çok korkanlardır.? buyurarak takvaya teşvik etmiştir. Hucurât sûresi 13. âyette de bu husus açık bir şekilde ifade edilmiştir. ’Allah katında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır.?

Müslim’in tahriç ettiği ve Bülûğu’l-Merâm’da geçen bir hadîs-i şerifte Allah Teâlâ’nın sevdiği kimseyi Rasûlullah (s.a.v); ’Allah takva sahibi zengin ve gizli olan kulu sever.? buyurarak sevilen kişinin Hakk katında Allah’tan en çok korkan insan olduğunu haber vermiştir. Hadiste bahsi geçen zenginlik ise diğer bir hadîs-i şerifte ’Asıl zenginlik gönül zenginliğidir.? şeklinde açıklanmıştır. Yani zengin; malı az da olsa insanların elinde bulunan şeylere tamah etmeyen ve hırs göstermeyen gönlü zengin kişidir. ’Gizli olan kul? ile kast olunan ise, riyadan ve duysunlar diye bir şeyler yapmaktan uzak olduğu için nasıl ibadet ettiği ve takvası bilinmeyen kimsedir.

Va’l-lâhu a’lemü bi’s-savâb!
Bu içeriğe yorum yazabilirsiniz

  • Metin öztürk

    Dergi çalışanlarından ve yazı yazan tüm kardeşlerimizden Allah razı Olsun der,başarılarının devamını yüce rabbimizden niyaz ederim...

1 kişi yorum yazdı.