Özlenen Rehber Dergisi

111.Sayı

Unutulmayanlar;bir Mevlânâ Aşığı Tâhirül-mevlevi (13 Eylül 1877-20 Haziran 1951)

Tahir Türkmen Özlenen Rehber Dergisi 111. Sayı
Bu ay ’Unutulmayanlar’ bölümümüzde şair, yazar, Mevlevî Dedesi, mutasavvıf, gazeteci, müderris, mesnevî-hân ve edebiyat tarihçisi gibi çok yönlü kişiliği ile tanınan, son devrin değer ifade eden şahsiyetlerinden biri olan Tahirü’l-Mevlevî’yi konuk edeceğiz dergimize.
Tahirü’l-Mevlevî kimdir?
Tahirü’l-Mevlevî’nin babası Hacı Mustafa Saffet Bey İstanbullu, annesi Emine Emsal Hanım Kafkasyalıdır. Asıl adı Mehmed Tahir’dir. 1294 Ramazanının beşinci ve 1877 Eylülünün on üçü Perşembe günü, İstanbul’da doğmuştur.
Soyadı kanundan sonra ’Olgun’ soyadını almıştır. Divânçe-i Tâhir, Amuzgâri Fârisî, Dest-Âviz-i Fârisî-Hanan isimli kitapları vardır. İlk şiirlerinde Mehmed Tahir ismini kullanmış, daha sonra Mevlevî tarikatına intisâb etmesi ile birlikte yazı ve şiirlerinde Tahirü’l-Mevlevî ismini kullanmaya başlamış ve bundan sonra adı bu şekilde anılmıştır.
Eğitim yılları

İlköğrenimini Hekimbaşı Ömer Efendi Mekteb-i ibtidâîsi’nde yapan Tahirü’l-Mevlevî, aynı zamanda Hıfzını da tamamlayarak 10-11 yaşlarında hafız oldu. Gülhane Askerî Rüştiyesi ve Menşe-i Küttâb-ı Askerîye’de okudu. 1892 yılının Haziran ayında, henüz on beş yaşında iken Bâb-ı Seraskerî Piyâde Dâiresi’ne (Savunma Bakanlığı) tayin edildi. Bütün hayatı ilimle geçen Tahirü’l-Mevlevî almış olduğu tahsili yeterli bulmadı ve kendisini daha iyi yetiştirebilmek için birçok âlimden özel dersler aldı.
Fatih Camii Baş İmamı Filibeli Mehmed Rasim Efendi ve Galata Mevlevîhanesi Şeyhi Mehmed Es’ad Dede’nin derslerine devam eden Tahirü’l-Mevlevî, Es’ad Dede’den Mesnevî icâzetnamesi aldı. Hz. Mevlânâ’ya ve Mevlevîliğe büyük alaka duyması sonucunda Şeyh Mehmed Celaleddin Efendi’den sikke giydi ve 1894 tarihinde Mevlevî tarikatı salikleri arasında yerini aldı. Henüz 18 yaşında iken hocası Esad Dede’nin delalet ve refakatiyle İskenderiye, Kahire, Süveyş, Yanbu tarikiyle Medine-i Münevvere, Ravza-i Mutahhara ve Hücre-i Muattara ziyaretiyle müşerref olmuş; yine Yanbu, Cidde yoluyla Mekke-i Mükerreme’ye giderek, Ramazan-ı Şerif’i orada çıkarmış, hacdan sonra, Süveyş-İskenderiye tarikiyle memlekete dönmüştür.
Sıkıntılı günler
Şurada burada zamanın tahrip ve imhasına maruz kalmış Mevlevîlikle ilgili eserleri gün ışığına çıkarmak gibi bir gayeyle Bayezid’de ’Tahir Dede Kütüphanesi’ adında bir sahaf dükkânı açtı. Aynı tarihlerde haftalık bir gazete çıkarmaya karar verdi. Karabet Efendi’nin "Resimli Gazete"sini kiralayarak ilk nüshasını çıkardı. Fakat bu ilk sayının kapağına ’Mecmua-i Medâyih-i Hazret-i Mevlâna’nın ilânıyla beraber, bir Mevlevî sikkesi resmi basıldığından, o vakit veliaht bulunan ve Mevlevî muhibbi olan Mehmed Reşad namına propaganda yapıldığı gerekçesiyle gazete kapatıldı.
Tahirü’l-Mevlevî sorguya çekildi fakat suç oluşturacak bir hareketi görülmediğinden serbest bırakıldı. Maruz kaldığı tavır ve baskılar karşısında, büyük bir masraf yaparak giriştiği kitapçılıktan altı ay sonra pişmanlıkla ayrıldı.
Memuriyet yılları

4 yıl gibi bir süre Nazime Sultan’ın yalısında vekilharçlık vazifesinde bulundu. Mizacına uygun görmediği için buradan da ayrıldı ve 1 Şubat 1904’te Orman ve Maâdin Nezaret’inde açılan bir imtihanı kazanarak Defter-i Kebîr kalemine kâtip tayin edildi. Yine aynı yıl ’Burhân-ı Terakkî’ ve ’Rehnümâ-yı Füyûzât’ adlı özel okullarda Farsça ve İslam Tarihi dersleri okutmaya başladı.
Meşrutiyetin ilanından sonra ’Rehber-i Vatan’ gazetesinin kurucuları arasında yer aldı. ’Nekregû’ dergisinde ’Tahir Safvet’ imzasıyla mizahî yazılar yazdı. ’Rehber-i Vatan’ın kapanmasından sonra çıkan ’Nekregû’ ile ’Pişekâr’da yazmaya devam etti. Bir ara İttihat ve Terakki’ye girmişse de daha sonra istifa eden Tahirü’l-Mevlevî ’Beyânü’l-Hak’, ’Sırât-ı Müstakîm’ ve ’Sebîlü’r-reşâd’ta sürekli yazdı.
14 Aralık 1909’da Dârü’ş-Şafakati’l–İslâmiyye’nin Edebiyat ve Kompozisyon öğretmenliğine tayin edildi. Burada 35 yıl öğretmenlik yaptı. 1920li yıllarda ’Mahfil Dergisi’ni çıkardı. 20 Ağustos 1923-7 Aralık 1925 tarihleri arasında Fatih Camii’nde Mesnevî dersleri verdi. 1924’te İmam Hatip Mektebine öğretmen oldu.
1929’da Maltepe Askerî Lisesi Edebiyat öğretmenliğine ve bu vazifede gösterdiği liyâkat dolayısıyla bir sene sonra, Ağustos 1931’de, terfien Kuleli Askerî Lisesine naklolundu ve 10 yıl kadar orada görev yaptı. Derslere sarığıyla devam eden Tahirü’l-Mevlevî, şapka kanuna muhalefetten İstiklal Mahkemelerine gönderildi ve yargılandı. İskilipli Atıf Hoca’nın yargılandığı dönemde mahkemelerin soğuk nefesini soluklayan Tahirü’l-Mevlevî, Atıf Efendinin idamından bir gün evvel serbest bırakıldı. Son memuriyeti, Milli Eğitim Bakanlığı Kütüphaneler Müdürlüğü Tasnif-i Kütüb Komisyonu azalığı idi. Burada, yazma dîvanları toplayan bir katalog hazırladı. (İstanbul Kütüphaneleri Türkçe Yazma Dîvânlar Katoloğu, İstanbul, 1947). Beşiktaş’taki Mûsikî Mektebi’nde Türkçe derslerine girdi. 1948’den sonra ’İslam Yolu’ adlı bir dergi çıkardı.
Vefatı
Fars ve Türk edebiyatları, tarih, Mevlânâ, Mevlevîlik vs. konularda pek çok eser yazmış, tercümeler yapmış olan Tahirü’l-Mevlevî 1940’lı yılları telifat ve edebî faaliyetler açısından yoğun geçirmiş, dostlarını kaybettiğinden, bu yıllarda yakındığı yalnızlığını sürekli yazarak unutmaya çalışmıştır. 1950 senesinin sonlarına doğru rahatsızlığı artmış, 20 Haziran 1951’de vefât etmiş, Merkez Efendi Kabristanlığı’nda toprağa verilmiştir.
Edebî hayatı

Şiir yazmaya, 16 yaşındayken bazı gazelleri manzum olarak tercüme etmekle başlamış, geride aruz ve hece vezinleriyle muhtelif mevzularda yazılmış birçok manzûme bırakmıştır. Kendisi aruz vezniyle yazılmış yüzlerce manzûmeden oluşan mürettep bir dîvâna sahip olduğundan, Dîvân Edebiyatı’nın Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyet döneminde yaşamış son ve en önemli temsilcilerindendir. Fakat, maalesef hakkında fazla araştırma yapılmamıştır ve yazma eserleri tanınmadığı için de Edebiyat Tarihi’nde hakkında fazla bir malumat bulunmamaktadır.
Yazılarını sade ve akıcı bir üslupla yazardı. Şiir ve yazılarının en belirgin özelliği samimiliktir. İnandığına sonuna kadar bağlı kalan, oldukça hassas bir şairdir. Tahirü’l-Mevlevî’nin Türk ve İslam Tarihi, Siyer, Türk Edebiyatı, Fars Dili ve Edebiyatı, Mevlânâ ve Mevlevîlik, Edebî Bilgiler, Şiir şerhi, çeviri, biyografi, basın hayatı gibi değişik konularda yazılmış olan önemli eserleri vardır. Onun Edebiyat Lügati, bugün için dahi önemli bir kaynaktır. Mesnevî Şerhi ise kuşkusuz en önemli eseridir ve bugün de ilgiyle okunmaktadır.
Eski-Yeni arası köprü
Tahirü’l-Mevlevî, Osmanlı ve Cumhuriyet nesilleri arasında adeta bir kültür köprüsü teşkil eden abide şahsiyetlerimizdendir. O, hem Osmanlının son demini ve hem de Cumhuriyetin ilk yıllarını yaşamış, sosyo-kültürel olarak her iki dönemi soluklamış değerli bir şahsiyettir. Kendisi, hayatını bedenen ve fikren, (madden ve manen) iki asli vazifeye adamıştır. Birincisi Mevlânâ ve Mevlevîliğe hizmet etmek, diğeri de makaleleriyle, eserleriyle bilgilerini, birikimini ve eski kültürü, eski edebî zevki zamanının gençlerine anlatmaktır.
ESERLERİ
Basılmış Eserleri:
Mirât-ı Hz. Mevlânâ/Rumi yayınları
Gönüller Sultanı Hz. Mevlânâ’yı geçtiğimiz asırda en iyi tanıyan kişilerden olan Tahirü’l-Mevlevî, Mir’at-ı Hazreti Mevlânâ adlı eseriyle Hz. Mevlânâ’yı bir nebze olsun anlatmaya çalışmıştır. Bu eserin ilk bölümünde bulunan Hilye-i Mevlânâ adlı kısmı, Yenikapı Mevlevîhane’sinde tamamladığı çile günlerinde yazdığı, araştırma ve incelemeye dayanan bir eserdir. Tahirü’l-Mevlevî kendinden önce yazılan Manisa Mevlevîhane’si Postnişini Lutfi Çelebi ve Rıza Dedelerin hilyelerinden faydalanarak bu eserini oluşturmuştur.
Şerh-i Mesnevi/Şamil yayınları
Mevlânâ’nın, dünyanın dört bir yanına dağılan, bahsettikleri ile insanların ufkunu açan Mesnevi’ye, merhum Tahirü’l-Mevlevî kadar güzel yaklaşan ve güzel anlatan olmamıştır. Tahir’ül-Mevlevî (Olgun), ömrünü Mevlânâ’nın düsturlarına bağlı kalarak yaşamaya çalışmış bir âşıktır. Tahir Olgun, Mesneviyi bilen, yaşamaya çalışandır. Onun elinde Mesnevi, Kur’an ve Sünnet’in aynasıdır. Ona göre mesnevi, Kur’an’ın içi ve özüdür. Mesnevi’nin güzellikleri, incelikleri bu şerh ile daha bir farkına varılarak tekrar tekrar okunur. Tahirü’l-Mevlevî, Mesnevi’yi kanalından şaşmadan, şaşırtmadan Müslüman’a sunan sağlam bir kaynaktır. Ehl-i Sünnet akidesinde Mevlânâ’yı öğrenmek isteyenlerin okuyacağı bir mesnevidir. Tahirü’l-Mevlevî’nin ömrünün kifayet etmediği eksik kısımları, talebesi Şefik Can’a tamamlatılmıştır. Kısacası Mesnevi bu kitapta okunur.
Cengiz ve Hülâgû Mezâlimi/Kardelen yayınları
Acımasızlık, hunharlık, zulüm ve katliam denilince ilk önce akla gelen Cengiz ve Hulâgû, övünülecek Türk kahramanları mıdır, yoksa Müslümanları bir afet gibi ezip tarihin akışını tersine çeviren birer Türk ve İslâm düşmanı Moğol belâsı mıdır?
Tahirü’l-Mevlevî bu suale Doğu tarih kaynaklarıyla cevap aramakta, medeniyetler söndürüp büyük şehirleri kökünden kazıyan bu vahşet timsallerinin yaptıkları zulümleri gözler önüne sermektedir. Gobi çölünden çıkıp dünyanın yarısını zapt ederek büyük bir imparatorluk kuran, Cengiz ve torunlarının vahşeti anlatılır. Ayrıca bu kitapta Timur hakkında da enteresan bilgiler bulunmaktadır.
Masal Masal içinde/Kaknüs yayınları

Masal demek, bir bakıma bilmece demektir. Okuyucu verilen ahlak dersini kendi deneyimiyle keşfeder. Bizde her nedense millî ve dinî kültürümüzü aksettiren masallara, menkıbelere gereken önem ve değer verilmemektedir. Oysa Şark masallarında ibret verici unsurlar gibi bir fayda potansiyeli mevcuttur. Avrupa masalları çoğunlukla basit, yavan ve çoğu kere iğrenç figürler taşıyan öykülerden ibaret olmasına rağmen, Şark masalları cinas, kinaye, mecaz, istiare ve teşbih gibi edebiyat sanatlarıyla süslü edebî anlatımlardır. Büyük Mevlevihanlardan ve Mesnevi şarihlerinden Tahirü’l-Mevlevî’nin Mesnevi çevirisi, ’Aşk Çevirisi’ diye bilinir. Dostları ve öğrencileri tarafından çok sevilen, aynı zamanda da aruz vezni ve hece ölçüsünü çok iyi kullanan bir şair olan Tahirü’l-Mevlevî’nin Sûfi diliyle Türkçeleştirdiği masallar, okuyucunun hayatına anlam pencereleri açacak bir eserdir.
Çilehane Mektupları/Akçağ yayınları

Kitap, Mevlevî şeyhlerinden Tahir Olgun’un, 18 Ocak 1896 tarihinde, Yenikapı Mevlevîhane’sinde yaşadığı 1001 günlük çilehane hayatı günlerinde yazdığı mektuplarından oluşmaktadır. Mektupların büyük bir kısmı çile döneminde yazıldığı ve bu döneme ait bilgilere yer verdiği için Çilehane Mektupları adıyla yayımlanmıştır.
Tahir Olgun’un çile hayatı, bu dönemde yazdığı şiirler, münasebette bulunduğu kişiler, yayınladığı eserler ve karşılaştığı güçlükler mektuplarda dile getirilmektedir.
Hülasa 20 mektuptan oluşan bu eseri, yayına hazırlayan Prof. Dr. Cemal Kurnaz ve Gülşen Erişen günümüz Türkçesine aktararak, okuyucuların dikkatine sunmuşlardır.
Edebi mektuplar/Akçağ yayınları

Tahir Olgunun Edebi Mektupları, yazarının hayatına, şahsiyetine ve zamanına yönelik bilgiler vermekle birlikte, asıl, anlaşılması güç beyitlerin açıklamalarına yer veren mektuplardan oluştuğu için benzersiz bir eserdir. Divan şiirini anlamak isteyenler bu mektuplarda oldukça yararlı bilgiler bulacaklardır.
Matbuat Âlemindeki Hayatım ve İstiklal Mahkemeleri/Nehir yayınları

Bu hatırat, basın tarihimize ışık tuttuğu kadar, devrimlerin "karakuşi" yöntemlerle nasıl rayına oturtulmak istendiğini de belgelemesi açısından büyük önem taşımaktadır. Devrimler, bilhassa İstiklal Mahkemeleri, hakkında şimdiye kadar yazılan yanlış ve çarpık birçok değerlendirmeye zemin hazırlayan eserler ve iddialar eserin yayınlanmasıyla birlikte, "tarih"teki hata zincirinin bir halkasından koparılmış oluyor; gerçeğin, yalnız gerçeğin tarihen belgelenmesi de tescil edilmiş bulunuyor. Böylece, bir tek "şapka" için yüzlerce insanın nasıl Ankara sokaklarında kelepçeli olarak yürütüldüğü, kanun tanımaz veya çağdışı kanunlarla insanların ne gibi uygulamalara maruz bırakıldıkları da ortaya çıkıyor. O günlerden haberdar olabilme adına okunması gerekli bir kitap.
Mesnevi Dibacesi/Dehliz yayınları

Aziz Mahmûd Hüdayî Hazretlerinin bölümler ve kısımlar halinde kaleme aldığı "Camiu’l-fezâil Kâmiu’r-rezâil" (faziletleri toplayan, rezaletleri defeden) adlı bu eseri, kötü ahlakı terk edip güzel ahlaka yönelmek suretiyle nefislerini süsleyip Allah´a kavuşma yollarını gösteren güzel bir kitaptır.
Hazret-i Peygamber ve Zamanı/Erguvan yayınları
Üstad, bu eserini hem yetişkinler için, hem de çok öz ve kısa olarak Çocuklar için ayrı ayrı kaleme almıştır. Hz. Peygamber ve Zamanı, Peygamber Efendimizi en kısa ama hemen hemen bir çocuk için, bilinmesi gerekenleri en güzel şekilde anlatan bir kitap olması bakımından çok önemlidir. Zaten kendisi de bunu kaleme alırken, zamanının bir nevi durumuna dikkat çekerek maksadını anlatmaktadır. Hz. Peygamber ve Zamanı, önemli ve yetkin bir kalem tarafından yazılmış olması sebebiyle, zihinsel olarak çocukların anlama ve kavramalarına en uygun bilgileri içeren bir kitaptır. Bu bakımdan, çocuklar için çok önemli ve faydalı bir eser olduğunu okuyan herkesin fark edeceği inancındayız.

Edebiyat Lügati/Enderun Kitabevi
Divan Edebiyatımızın başlıca ıstılahlarının birer birer ele alınıp, toplandığı bir eserdir.

Dîvânçe-i Tâhir/Asır Kütüphanesi
Nazım ve Eşkâli/Nazım Mahmut Bey Matbaası
Teşebbüs-i Şahsî/Yeni Osmanlı matbaası
Şeyh Celâleddin Efendi Merhûm/Matbaay-ı mekteb-i sanayi
Mevlevî Çilesi/Vefa yayınları
Müslümanlıkda İbâdet Târihi/Akçağ yayınları
Şeyh Şâmilin Gazevâtı
İslâm Medreseleri Talebelerine Târih Hülâsaları
Şeyh Sa’dî’nin Bir Sergüzeşti
Âmuzgâri Fârisî
Destâviz Fârisî Hânân
Efgan Emîri Abdurrahman Han
Hindin Moğol Hükümdarları
Hind İhtilâlî
Şükûfe-i Bahâristan
Fuzûlîye Dâir
Nev’î ve Sûriye Kasîdesi
Bâkîye Dâir
İslâm Askerine
Manzum Bir Muhtıra
Mesnevî’nin Eski ve Yeni Mu’terizleri
Mesnevî’nin En Son Mu’terizine
XII - XVI. Asır Şaîrlerinin Dîvanları Kataloğu
Aylık (Mahfil) Mecmuası
Târih-i İslâm Sahîfelerinden


Basılmamış Eserleri:

Tefsîr-i Hüseynî Tercümesi (Nâtemam)
Siyer-i Peygamberî (Bedr Gazâsına kadar yazılmıştır.)
Târîh-i Enbiyâ
Asr-i Saâdetde Müslümanlığın Medeniyyete Hizmetleri
Şâir Giritli Ali İffet Merhum
Kamerî Aylara Dâir Mâlûmat
Büyüklerimizden Bâzı Zevât
Tercümelerim
Manzûm Bir Muhtıranın Zeyli
Nedîmin Köşk Kasîdesi ve Şerhi
Sünbüllüzâde Vehbinin (Tanâne) Kasîdesi ve Şerhi
Ibni Kemâlin Yavuz Mersiyesi ve Şerhi
Bursalı Gazâlî
İki Mektup ve Sürûrî ile Gubâri
Bâkînin Kâanûnî Mersiyesi ve Şerhi
Bâkînin Sünbül Kasidesi ve Şerhi
Yahya Bey’in Şehzâde Mustafa Mersiyesi ve Şerhi
Nefi’nin (Hotin) Kasîdesi ve Şerhi
Şerif Sabrinin Ebu Saîd Kasîdesi ve Şerhi
Fuzûlinin Bağdad Kasîdesi ve Şerhi
Fuzûlînin Şikâyetnâmesi ve Şerhi
Kudemây-i Mevlevîyye
Dîvân-ı Tâhirülmevlevî (İkinci Dîvân)
Dîvânçe-i Fârisî Tâhir


Kaynakça
Aşkın Sultanları Son Dönem İstanbul Mevlevîleri Sempozyum Kitabı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi yayınları
ŞENTÜRK Atilla, Tâhir’ül Mevlevî, Hayatı ve Eserleri, Nehir Yayınları, İstanbul
Şerh-i Mesnevi, Şamil yayınları, cilt 1 sayfa 9

http://www.habereditor.com/news_print.php?id=80138
Bu içeriğe yorum yazabilirsiniz

20 kişi yorum yazdı.